Yeni Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Sarayı
Dosta güven, düşmana azap olsun.
At Binenin, Kılıç Kullananın
İşte ben buna dayanamam, zuladakileri çıkarmanın vakti geldi.
İşte ben buna dayanamam, zuladakileri çıkarmanın vakti geldi.
Gezi Olayiarındaki zarar 100 milyar dolar
Halk Bank Opersyonu 120 milyar dolar
Yalaka Muhallefet 250 milyar dolar
PKK 400 milyar dolar
Batırılan Bankalar 300 milyar dolar
Verilmiş Faizler Toplamı
Yalaka Muhallefet 250 milyar dolar
PKK 400 milyar dolar
Batırılan Bankalar 300 milyar dolar
Verilmiş Faizler Toplamı
600 Milyar milyar dolar $
Ülkeye Zarar Verdi
Ey Edepsizler Müslümanmış görüntülü Münafıklar Alevi Türk görünümlü Yahudiler Verdiğiniz Zararı Toplayın Görünen Toplam zararınız 2 Tirilyon $
Aksaray 1 Milyar $ mış
Ülkeye Zarar Verdi
Ey Edepsizler Müslümanmış görüntülü Münafıklar Alevi Türk görünümlü Yahudiler Verdiğiniz Zararı Toplayın Görünen Toplam zararınız 2 Tirilyon $
Aksaray 1 Milyar $ mış
Verdiğiniz zararın Toplamı :
2 Tirilyon Dolar $
Nerenize sindiriyorsunuz
İnsan"Bunlar gerçekten müslümanmı"diye düşünmeden edemiyor.Mescid-i Aksa ile ilgili tek satır yok varsa yoksa Aksaray .
Konu: Himmet Paralarından Hortumlanan 150 Trilyon Nereye Gitti?

Başta CIA ile bağlantılı Jamestown Vakfı’nda ve Ergenekoncu
Dalan’ın Yeditepe Üniversitesi’nde çalışmış olan Taraf yazarı Cemaatçi Emre
(Emrullah) Uslu, ikide bir hırsızlık ve yolsuzluktan bahsediyor! Cemaat
medyasının ağzından sakız gibi “yolsuzluk da yolsuzluk” ezberi düşmüyor.Madem
öyle, soralım…
1- Baronları büyük bir iştahla destekleyen Cemaat ve medyası, 28 Şubat sürecinde hortumlanan 60 milyar dolar için neden hiç sesini çıkarmıyor?
2-Cemaat’in ve medyasının el bebek gül bebek misali desteklediği Mustafa Sarıgül’ün CHP’den ihraç edilme nedeni, hakkındaki yoğun yolsuzluk iddiaları değil miydi?
3- Son 30 yıldır Türkiye’de çalınan üniversite soru kitapçıkları hırsızlıktan sayılmıyor mu? Bu soruların sistemli bir şekilde çalınmasından kimler istifade etmişti?
4- Cemaat ve medyası yolsuzluk konusunda gerçekten hassas ise son dönemde hakkındaki ciddi şaibeler nedeniyle ÖSYM tarafından iptal edilen KPSS ile adli yargı sınavlarındaki yolsuzluğun üzerine neden gitmiyorlar?
5- Gülen’in yakın geçmişteki davası için RÜŞVET vererek sonuç aldıkları için övünen Cemaat’in Emniyet imamı değil miydi?
6- Altı yıl önce Pensilvanya’ya giderek Gülen’e Cemaat’in himmet paralarından 150 trilyon lira hortumlandığını belgelerle ispatlayan önemli bir Cemaat abisine, yolsuzluk konusunda hassas olması gereken Fethullah Gülen neden kulak asmamıştır?
Bu Cemaat abisi bu olaydan sonra neden apar topar kızak bir göreve tayin edilmiştir?
1- Baronları büyük bir iştahla destekleyen Cemaat ve medyası, 28 Şubat sürecinde hortumlanan 60 milyar dolar için neden hiç sesini çıkarmıyor?
2-Cemaat’in ve medyasının el bebek gül bebek misali desteklediği Mustafa Sarıgül’ün CHP’den ihraç edilme nedeni, hakkındaki yoğun yolsuzluk iddiaları değil miydi?
3- Son 30 yıldır Türkiye’de çalınan üniversite soru kitapçıkları hırsızlıktan sayılmıyor mu? Bu soruların sistemli bir şekilde çalınmasından kimler istifade etmişti?
4- Cemaat ve medyası yolsuzluk konusunda gerçekten hassas ise son dönemde hakkındaki ciddi şaibeler nedeniyle ÖSYM tarafından iptal edilen KPSS ile adli yargı sınavlarındaki yolsuzluğun üzerine neden gitmiyorlar?
5- Gülen’in yakın geçmişteki davası için RÜŞVET vererek sonuç aldıkları için övünen Cemaat’in Emniyet imamı değil miydi?
6- Altı yıl önce Pensilvanya’ya giderek Gülen’e Cemaat’in himmet paralarından 150 trilyon lira hortumlandığını belgelerle ispatlayan önemli bir Cemaat abisine, yolsuzluk konusunda hassas olması gereken Fethullah Gülen neden kulak asmamıştır?
Bu Cemaat abisi bu olaydan sonra neden apar topar kızak bir göreve tayin edilmiştir?
Eski Cumhurbaşkanı Demirel'in yeğeni Yahya Murat Demirel'e Egebank davasından
35 milyon dolarlık kredi
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi el konulan Egebank’ı ‘usulsüz işlemlerle zarara uğrattığı’ iddiasıyla yargıladı ve mahkûm etti. Teftiş Kurulu, TMSF ve BDDK’dan gelen raporlara göre usulsüz kullandırılan kredi miktarı 35 milyon liraydı. Mahkeme, Murat Demirel’i banka zararlarının tümünden sorumlu tuttu. İstanbul Ağır Ceza, 9 yıl süren davayı 2010’da karara bağlarken, Demirel ile beraber banka yönetiminde görev alan çok sayıda isme de ceza vermişti.
35 milyar doları hiçbir belge bırakmadan yurt dışına çıkaramazsınız
HÜKÜMETLE (ANASOL M) DANIŞIKLI DÖVÜŞ YAPARAK GÖZ GÖRE GÖRE SOYDULAR
Batık bankalarla yüzleşmenin Dersim ile yüzleşmeden farkı yok

TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, 28 Şubat'ta hortumlanan paraların akıbetini anlattı.

Maliyeti 300 milyar $
Postmodern darbe olarak nitelendirilen 28 Şubat süreci ile başlayan batık zincirinde toplam 22 banka battı. Bu bankalarda yaklaşık 32 milyar dolar mevduat olarak vatandaşların parası batarken 18 milyar dolar da biriktirilmiş zarar oluşmuştu. Diğer zararlarla ve İmar Bankası ile zarar toplamı o günkü maliyetlerle 65 milyar dolara ulaşıyordu. Sonradan yapılan açıklamalara göre bu zarar, zaman içindeki maliyet artışı ile (hazine bileşik faizine göre) 110 milyar dolar seviyelerine ulaştı. 28 Şubat sürecinin en önemli bir başka zararı ise Kamu Bankalarıydı. Batan Emlakbank'ın biriken zararı 2001 fiyatlarına göre 41 milyar dolar, bugünkü rakamlara göre ise 70 milyar dolar civarındaydı. Hazineye yüklenerek yapılan yüksek faizli ihalelerle de 120 milyar doların üzerinden hazine soyulmuştu.
Postmodern darbe olarak nitelendirilen 28 Şubat süreci ile başlayan batık zincirinde toplam 22 banka battı. Bu bankalarda yaklaşık 32 milyar dolar mevduat olarak vatandaşların parası batarken 18 milyar dolar da biriktirilmiş zarar oluşmuştu. Diğer zararlarla ve İmar Bankası ile zarar toplamı o günkü maliyetlerle 65 milyar dolara ulaşıyordu. Sonradan yapılan açıklamalara göre bu zarar, zaman içindeki maliyet artışı ile (hazine bileşik faizine göre) 110 milyar dolar seviyelerine ulaştı. 28 Şubat sürecinin en önemli bir başka zararı ise Kamu Bankalarıydı. Batan Emlakbank'ın biriken zararı 2001 fiyatlarına göre 41 milyar dolar, bugünkü rakamlara göre ise 70 milyar dolar civarındaydı. Hazineye yüklenerek yapılan yüksek faizli ihalelerle de 120 milyar doların üzerinden hazine soyulmuştu.
Toplam kaç banka hortumlandı bu süreçte?
1994 - 2003 arası Türkiye'de 25 banka fona devredildi. Devlet
açıklarını kapatmak için 30 milyar dolar ödedi. Hazine kaynağı içeriden yüksek
faizle borçlanarak aldı. Faizleri hesapladığınızda rakam 60 milyar dolara
çıkıyor. Kamu bankalarının zararları da dâhil değil. Görev zararı kılıfı
altında, kötü yönetim ve kötü amaçlarla kamu bankalarını kullanmanın faturası
ise 25 milyar dolar oldu memlekete. Biz 18,5 milyarını tahsil ettik. 3 milyar
daha tahsilat bekliyoruz. Toplamda 21,5 milyarlık bir tahsilat olacak. Bu
tahsilat, TMSF'nin özerk yapısı ve özverili çalışması ile oldu ama kolay
olmadı. Bir savaş vererek geri aldık. Burada önemli olan bir husus da,
memleketin parasının kurtarılması kadar, TMSF'nin başarısı ile toplumdaki,
'yolsuzluk yapanın yanına kâr kalıyor' anlayışını yıkmasıdır. Bunu da bir artı
olarak memleketin hanesine yazmak lazım.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın faiz lobisi veya çetesi olarak nitelediği İstanbul baronları, sıranın kendilerine geldiğini fark etmiş olmalı ki, Gezi Parkı’nda hükümeti ve Erdoğan’ı infaza yeltendiler. Global sermaye ve medyanın, masonların bu infaz girişimine destek vermesi nedeniyle ülkemiz bir anda Ortadoğu’nun sıradan bir ülkesi, demokratik seçimle gelmiş lideride “diktatör” konumuna itildi.
28 Şubat’ta batan ve batırılan bankalarla ilgili en çarpıcı makaleleri benim yazdığımı takip edenler hatırlayacaktır. 21. yüzyılda, yeni bir 28 Şubat ve batık bankalarda batan paşalar görmek istemiyoruz başlıklı yazım kimsenin gıkını çıkarmadığı dönemde fenomen haline gelmişti.
28 Şubat döneminde, batan bankaların önemli bir kısmında yönetim kurullarında
emekli generaller vardı. Banka yöneticileri yargılanırken, askerler davadan
muaf tutuldular. Bu anlaşılamayan dokunulmazlık zırhı şu soruyu doğuruyordu: 28
Şubat’da kurtarılmak istenen acaba gerçekten vatan mıydı, yoksa bankalarda
paşalarımızın adıyla birlikte battığı ortaya çıkan özel şirketlerin çıkarları
mı? Dile kolay 21 banka battı, ülkemin milyar dolarları… Tüyü bitmemiş yetimin
hakkını savcılar eğer soruşturmuyorsa, neyi soruşturacaklar?
KİM, NE GÖTÜRDÜ?
Başbakan Erdoğan tarafından 2003 yılında hazırlatılan BDDK raporu vurgunları şöyle açıklıyordu:
* Türk Ticaret Bankası: 777 milyon dolar zararla battı. Hortumcular, 56 milyon dolar götürdü.
* Bank Ekspres: 435 milyon dolar zararda. Korkmaz Yiğit bankadan 311 milyon dolar götürdü.
* Interbank: 1.2 milyar zarar. Sahiplerinin kullandığı para, 1.1 milyar dolar.
* Yaşarbank: 1 milyar 149 milyon dolar zarar. 103 milyon dolar ortada yok.
* Demirbank: Zararı 648 milyon dolar. Bankanın batmasına ekonomi bürokrasinin sebep olduğu anlaşılmaktadır.
* Sitebank: Devir zararı 53 milyon dolar. Şirket sahibi 7 milyon dolar kullandı.
* Egebank: 1 milyar 220 milyon zararla battı.
* Yurtbank: Zararı 656 milyon dolar. Balkanerler’in kullandığı kaynak 1 milyar dolar.
* Esbank: Zararı 1 milyar 113 milyon dolar. Sahipleri 478 milyon dolar kullandı.
* Sümerbank: 470 milyon dolar zarar. Sahipleri 293 milyon dolar kullandı.
* Etibank: Devir zararı 698 milyon dolar. Patronu 588 milyon dolar kullandı.
* Bank Kapital: Devir zararı 393 milyon dolar.
* İktisat Bankası: 1 milyar 954 milyon dolar zararla battı. Patronu Erol Aksoy’un kullandığı para 879 milyon dolar.
* Bayındırbank: Zararı 116 milyon dolar. Çörtük 95 milyon dolar kullandı.
* Egsbank: Zararı 545 milyon dolar. Hakim gruplar 299 milyon dolar kullandı.
* Kentbank: 681 milyon dolar zararla kapattı. Bürokrasinin yanlış kararlarıyla battı.
* Toprakbank: Zararı 880 milyon dolar. Halis Toprak 485 milyon dolar kullandı.
* Pamukbank: Devir zararı 3 milyar 618 milyon dolar. Patronunu 2 milyar 627 milyon dolar kullandı.
Bu bankaların sahipleri halen borçlarını tamamen ödemediler. Herşeyi yazdım ama bir şeyi yazmamıştım, bugünü bekliyordum. Masum başlayan, ağaç kesme protestosu sandığımız Gezi Parkı’nın getirildiği nokta ve hedefi beni de çileden çıkardı. Şimdi gerçekler ortaya çıktı, bende bir katkıda bulunayım ve başbakanımıza hesap soracağı adresi göstereyim.
Erdoğan’ın bir süre önce gizli kalmış parasal manipülasyonların tek tek ortaya çıkarılacağını söylemesi ve olası TBMM hortum komisyonu tehditi, faiz lobisi ve yurt dışı işbirlikçilerini harekete geçirdi. Baronları korkutan kasedin içeriğini biliyorum ve kopyasının en az dört yerde bulunduğundan da haberdarım. Kasedin Başbakan Erdoğan’ın eline geçtiğini bir dostum söylemişti. 2001 yılında yurt dışına çıkarılan bir kopyası New York’ta bir posta kutusunda uzun süre kaldı. Daha sonra Mardinli bir Ermeni tarafından korumaya alındı. Ancak kasedin bu şahıs tarafından Evangelist neconlara bizzat teslim edildiğini sanıyorum. Bir kopyası polis istihbaratta olduğu için önemi yok bunun. Bir nüshası halen okyanus ötesinde olabilir.
Batan bankalarda heba olan devletin ve milletin parasıydı, yetimin hakkıydı ama kimsenin vicdanı Gezi Parkı’ndaki 15 ağaç için sızladığı kadar sızlamadı. Hortumlara göz yuman, vurdumduymaz davranan, becerisizlik gösteren koalisyon hükümetlerinin, özellikle 2001 krizine yol açan, ekonomi bürokratlarının büyük rolü gündeme gelmedi, yargılanmadılar, hesaba çekilmediler. Türkiye’yi 2001 krizine götüren Merkez Bankası, Hazine, bankalar, Sermaye Piyasası müsteşar ve genel müdürlerinin ne yaptıkları, sonra nerelere geldikleri dahi soruşturulmadı. AK Parti, hazinesi tamtakır, bomboş bir enkazı devraldı ve bugüne getirdi.
KİM, NE GÖTÜRDÜ?
Başbakan Erdoğan tarafından 2003 yılında hazırlatılan BDDK raporu vurgunları şöyle açıklıyordu:
* Türk Ticaret Bankası: 777 milyon dolar zararla battı. Hortumcular, 56 milyon dolar götürdü.
* Bank Ekspres: 435 milyon dolar zararda. Korkmaz Yiğit bankadan 311 milyon dolar götürdü.
* Interbank: 1.2 milyar zarar. Sahiplerinin kullandığı para, 1.1 milyar dolar.
* Yaşarbank: 1 milyar 149 milyon dolar zarar. 103 milyon dolar ortada yok.
* Demirbank: Zararı 648 milyon dolar. Bankanın batmasına ekonomi bürokrasinin sebep olduğu anlaşılmaktadır.
* Sitebank: Devir zararı 53 milyon dolar. Şirket sahibi 7 milyon dolar kullandı.
* Egebank: 1 milyar 220 milyon zararla battı.
* Yurtbank: Zararı 656 milyon dolar. Balkanerler’in kullandığı kaynak 1 milyar dolar.
* Esbank: Zararı 1 milyar 113 milyon dolar. Sahipleri 478 milyon dolar kullandı.
* Sümerbank: 470 milyon dolar zarar. Sahipleri 293 milyon dolar kullandı.
* Etibank: Devir zararı 698 milyon dolar. Patronu 588 milyon dolar kullandı.
* Bank Kapital: Devir zararı 393 milyon dolar.
* İktisat Bankası: 1 milyar 954 milyon dolar zararla battı. Patronu Erol Aksoy’un kullandığı para 879 milyon dolar.
* Bayındırbank: Zararı 116 milyon dolar. Çörtük 95 milyon dolar kullandı.
* Egsbank: Zararı 545 milyon dolar. Hakim gruplar 299 milyon dolar kullandı.
* Kentbank: 681 milyon dolar zararla kapattı. Bürokrasinin yanlış kararlarıyla battı.
* Toprakbank: Zararı 880 milyon dolar. Halis Toprak 485 milyon dolar kullandı.
* Pamukbank: Devir zararı 3 milyar 618 milyon dolar. Patronunu 2 milyar 627 milyon dolar kullandı.
Bu bankaların sahipleri halen borçlarını tamamen ödemediler. Herşeyi yazdım ama bir şeyi yazmamıştım, bugünü bekliyordum. Masum başlayan, ağaç kesme protestosu sandığımız Gezi Parkı’nın getirildiği nokta ve hedefi beni de çileden çıkardı. Şimdi gerçekler ortaya çıktı, bende bir katkıda bulunayım ve başbakanımıza hesap soracağı adresi göstereyim.
Erdoğan’ın bir süre önce gizli kalmış parasal manipülasyonların tek tek ortaya çıkarılacağını söylemesi ve olası TBMM hortum komisyonu tehditi, faiz lobisi ve yurt dışı işbirlikçilerini harekete geçirdi. Baronları korkutan kasedin içeriğini biliyorum ve kopyasının en az dört yerde bulunduğundan da haberdarım. Kasedin Başbakan Erdoğan’ın eline geçtiğini bir dostum söylemişti. 2001 yılında yurt dışına çıkarılan bir kopyası New York’ta bir posta kutusunda uzun süre kaldı. Daha sonra Mardinli bir Ermeni tarafından korumaya alındı. Ancak kasedin bu şahıs tarafından Evangelist neconlara bizzat teslim edildiğini sanıyorum. Bir kopyası polis istihbaratta olduğu için önemi yok bunun. Bir nüshası halen okyanus ötesinde olabilir.
Batan bankalarda heba olan devletin ve milletin parasıydı, yetimin hakkıydı ama kimsenin vicdanı Gezi Parkı’ndaki 15 ağaç için sızladığı kadar sızlamadı. Hortumlara göz yuman, vurdumduymaz davranan, becerisizlik gösteren koalisyon hükümetlerinin, özellikle 2001 krizine yol açan, ekonomi bürokratlarının büyük rolü gündeme gelmedi, yargılanmadılar, hesaba çekilmediler. Türkiye’yi 2001 krizine götüren Merkez Bankası, Hazine, bankalar, Sermaye Piyasası müsteşar ve genel müdürlerinin ne yaptıkları, sonra nerelere geldikleri dahi soruşturulmadı. AK Parti, hazinesi tamtakır, bomboş bir enkazı devraldı ve bugüne getirdi.
DEVAMI :
.jpg)
.jpg)




.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)












