Bu sapkın yolu tutanlar içinde sapkınların en sapkınlarından birisi olan Yahudiler kendi ırklarını ilahlaştırmışlardır.
“‘Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz.’ (derler.)” (Maide: 18)
Tahrif edilmiş Tevrat’a göre Yakup Aleyhisselâm Allah ile güreşerek onu yenmiş ve İsrail lakabını almıştır.
Bu inanışın neticesi olarak kendilerinden olmayan ırkları hayvan gibi görürler, insan olarak hiçbir kıymeti yoktur onlar için. Onların paralarını, mallarını, topraklarını almak için her türlü hileye başvurmayı mübah görürler.
“Kitap ehli olmayan Arapların ve sâir kimselerin (hakkını yemekten dolayı) üzerimize bir sorumluluk yoktur.’ derler.” (Âl-i imran: 75)
Her türlü hile ve entrikaları tatbik ederler. İşlerine geldiği an yaptıkları anlaşmaları bozmaktan çekinmezler.
“Sen kendileriyle anlaşma yaptığın halde, onlar her defasında hiç çekinmeden andlaşmalarını bozarlar.” (Enfal: 56)
Hainlik onların karakterinin bir parçası gibidir.
“İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima hainlik görürsün!” (Mâide: 13)
Kendi iktidarlarını ve bekalarını tesis edebilmek için bulundukları yerde değil bütün dünyada fitne ve fesad çıkarırlar. Rakip gördükleri ülkeleri harbe tutuştumak veya silah satarak zenginliklerini artırmak için uluslararası entrikalar tasarlayıp milletleri birbirine düşürürler.
“Onlar yeryüzünde durmadan fesat çıkarmaya koşarlar.” (Mâide: 13)
Düşmanlıkları Hazret-i Allah’adır. Sırf ırkçılık gayretiyle peygamber olduğunu bile bile Resulullah Aleyhisselâm’a iman etmemişlerdir. Bu düşmanlıkları sebebiyle gerçek dine tabi olmuş müslümanları hiç sevmezler.
“İnsanlar içerisinde, müminlere en şiddetli düşman olarak yahudileri bulursun.” (Mâide: 82)
Her türlü ahlaksızlığı irtikap ederler ve bu ahlaksızlıklarına kılıf uydurabilmek için Peygamber Aleyhimüsselâm Efendilerimize, sarhoşluk ve hatta zina isnad eden iftiraları muharref Tevrat’a geçirmişlerdir. Ne kadar günah ve ahlaksızlık işleseler dahi cennete gireceklerine inanırlar.
“Sayılı birkaç gün dışında cehennem ateşi bize dokunmaz.’ derler.” (Bakara: 80 - Âl-i imran: 24)
“‘Biz nasıl olsa bağışlanacağız.’ diyorlar.” (A’raf: 169)
Yahudiler yine yapacaklarını yaptılar ve gerçek yüzlerini bir kez daha ortaya koydular.
Hazret-i Allah bize Kur’an-ı kerim’inde yahudileri tanıttığı için biz müslümanlar gördüklerimize şaşırmadık.
Peygamberlerine en büyük iftiraları atan, bazı peygamberlerini öldüren, milletlerini ve ırklarını ilahlaştırarak çok sapkın bir dini telakki kuran yahudiler kendilerinde gerekli kuvveti bulmuş olsalardı bu yapılanlardan şüphesiz daha beterlerini yapmaktan hiç geri durmazlardı.
Bu hakika“Ey Rabbim! Müslüman olarak canımı al ve beni salihler zümresine kat!” (Yusuf: 101)
t Âyet-i kerime’lerde şöyle haber verilmektedir:
“Öfkeleri ağızlarından taşmaktadır.” (Âl-i imran: 118)
“Kalplerinin gizledikleri ise daha büyüktür.” (Âl-i imran: 118)
Binlerce yıllık ezetorik gelenekten beslenerek ‘Tek Dünya İmparatorluğu’nu kurma hayaliyle hareket eden Meciddun Dağları’ndaki Yahudilerin sebep olduğu bir savaş. Gerek Afganistan, gerek Çeçenistan, gerekse Irak’taki (Eski Babil) bütün harpler, henüz dünyanın farkında olmadığı (3. Dünya) Harbi’dir
Bu ‘örtülü harple’, 3. Dünya Savaşı’nın gizli mimarları anayasaları gibi olan ‘Siyon Liderlerinin Protokolleri’ adlı kitaplarında belirttikleri tüm doktrinleri nihai eyleme dönüştürdüler. Siyonizmin tepesindeki Konsül ise bu oyunun ‘son perdesi’ni taraftarları ,aracılığıyla tamamlamaya çalışmaktadır.Ayrıca Konsül’ün istekleri doğrultusunda hareket etmeye hazır çeşitli kuruluşlar dünyayı kontrol etmekte. CFR, IMF, DB, TRILATERAL KOMİSYON, BILDERBERG, B’NAI BRIT, WTO, BM ve AB bu amaca yönelik kurulmuş örgütlerin başında yer almakta. Bunlar Konsül’ün dünya devi olan şirketlerinin en tepesinde, ‘çökertilmek istenen devletin’ içindedirler.
Ele geçirdikleri Ford Vakfı ve Tavistock Enstitüsü'nün yanı sıra CIA, NATO ve AB gibi merkezlerin düzenledikleri "kuşatma ve yıkım planları"nın ne ölçüde farkındayız? Bügünkü ve yakın gelecekteki "kuşatma ve yıkımlar"dan uzak durmak mümkün mü ?
Fabrika sahipleri, yan sanayi üreticileri ve yöneticilerini biz "kapitalistler" olarak görürüz. Ama gerçek bu değildir. Üreticilerin fabrikalarını çalıştırmak için gerekli parayı kredi olarak aldıkları kişi veya gruplar asıl kapitalistlerdir. Ve bu banker takımı iş sahiplerini, iş sahiplerinin işçileri sömürdüklerinden çok daha fazla ve acımasızca sömürmektedir.
Toplumları şekillendirmeye, yönlendirmeye çalışan bu insanların hedefi ‘TekDünya İmparatorluğu’nu her ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmektir. Bu hedef doğrultusunda kendilerine ‘vaad edilen topraklar’ın bir parçası olarak gördükleri Anadolu üzerinde yaptıkları faaliyetler nelerdir?