GİZLİ TÜRKİYE DÜŞMANLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GİZLİ TÜRKİYE DÜŞMANLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.06.2015

AK Parti üzerinden Erdoğan ve gerçekte Türkiye düşmanlığı

Ülkemizde bir takım medya kuruluşları, bir takım meslek kuruluşları ve ülkede dikili bir ağacı bile olmayan muhalefet, ısrarla “başkanlık sarayı” üzerinden Erdoğan’a saldırmayı alışkanlık haline getirdiler.


Birlik, beraberlik, kardeşlik içerisinde çok daha büyük ve itibarlı, bölgesinde daha etkin bir Türkiye’yi inşa etmeyi amaçlayarak ülkemizin gücüne ve şanına yakışır bir başkanlık kampüsü yaptığı için Erdoğan’a yönelik nefret dili aralıksız devam ediyor.

Ülkeyi yönetme hakkının efendileri tarafından kendilerine verildiğine inanan, iflah olmaz bir aşağılık kompleksi ile malul olan seçkinler ve “kiralık kirli kalemler”in örgütlü bir tarzda ve bir süredir işledikleri Erdoğan karşıtı tezler, İsrail lobisinin tebessümleriyle zirve yaptı.

Halkın seçtiği ilk reis-i cumhuru saraydan indirmekten, bütçesini kısıtlamaktan, sarayı utanç müzesi yapmaktan söz ediyor, asmayacağız, hapsedeceğiz diye abuk sabuk laflar edebiliyorlar.

Vesayet rejiminde kendi gelecekleri için kontrol edilebilir istikrarsızlığı sağlayıp, bu millete, kan, gözyaşı, yolsuzluk, ekonomik yıkımla yüklü 90’lı yılları yaşatan beyaz Türkler ve paralel yapı özellikle son dönemde Başbakan Tayyip Erdoğan’a karşı akıl ve mantıkla izahı mümkün olmayan bir öfke nöbeti yaşıyorlar.

Son yemin töreninde Cumhurbaşkanımızın meclise girişinde muhalefetin yabancı misyon şeflerinin gözü önünde her türlü insanî ve millî refleksten yoksun bir saygısızlık örneği sergileyerek ayağa kalkmamaları bir başka insani ve milli olmayan tavırdı.

Milli iradeyi temsil makamında olan kişilerin milli iradenin tecessüm ettiği bir şahsa ve makama karşı gösterdikleri bu saygısızlık, yeni dönemde diyalog ve uzlaşı üzerinden inşa edilmesi gereken demokratik siyaset dilini de ilk günden zehirleyen bir davranıştı.

Türkiye’yi, dünyanın yükselen yıldızlarından biri yapan… IMF’yi ülkeden kovan… Sağlıkta devrim yaparak dünya standardını yakalayan… Avrupa’da iflaslar devam ederken ülkemi ekonomide dünyanın en iyileri arasına sokan… Anaların ağlamaması, ülkenin hiçbir evladının kanının akmaması için çözüm adına baldıran zehri içmeyi göze alan… Bu topraklarda yaşayan her iki kişiden birinin duasını alan Tayyip Erdoğan düşmanlığı tek sermayeleri kaldı.

Türkiye’ye çağ atlatarak Marmarayları, hızlı trenleri, Kanal İstanbulları, tüp geçitleri inşa eden, kendi helikopterini, topunu, silahını yapan iktidar üzerinden Erdoğan ve gerçekte Türkiye hedef halindedir.

Dün Osmanlı’yı çökertmek için, Abdülhamid Han’a kurulan dış kaynaklı kumpaslar, oluşturulan koalisyonlar bugün 2071 hedefleri olan iktidara ve lideri Erdoğan’a, gerçekte ise Türkiye’ye kurulmaktadır.

Yahudi-Haçlı ortaklığı ve maşaları paralel yapı önce Türkiye’yi sonra da İslam dünyasını ayağa kaldırmak istediği için Erdoğan’dan kurtulmak istiyor. Çünkü Müslüman ya da İslam imajı Erdoğan’la beraber daha itibarlı hale geldi.

Bu kirli koalisyon Tayyip Erdoğan’ı, ulusal çıkarlarımız gereği Ortadoğu’da, Afrika’da dünyanın sahipleri ile birlikte hareket etmediği ve Türkiye’yi yalnızlaştırdığı iddiasıyla acımasızca suçluyorlar. Yani, Erdoğan katliamlara ortak olmadığı için çok kızgınlar…

AK Parti iktidarı kendileri adına Türkiye’de nöbet tutanların düzenine çomak sokup tasfiyeler yaptıkça, medyatik yanıltma ve düşmanlık dilinin dozajı da arttı. Burada tekrar altı çizilmesi gereken husus, Erdoğan ve AK Parti düşmanlığının başından beri tek anlamının Türkiye karşıtlığı olduğudur.

Hem içte, hem de dışta Erdoğan’ın tek hedef haline getirilmesinin anlamı çok açık. Erdoğan’ın kellesini isteyenler, aslında ülkenin uyanışını, dirilişini ve yeniden dizaynını isteyen duruşu, AK Parti’yi AK Parti yapan ruhu istiyorlar. 




O diriliş, uyanış duruşu, o ak ruh ele geçirilebilirse tehlikenin ortadan kalkacağını, AK Parti’nin tehlike olmaktan çıkacağını, renksiz, kokusuz, ruhsuz bir politik hareket haline geleceğini, dünya müesses nizamı tarafından ehlileştirilip kontrole alınabileceğini biliyorlar çünkü.

2002’den bu yana vesayet rejiminin bütün barikatlarını yıka yıka güçlenerek yürüyen bu büyük halk hareketini durdurmanın tek yolunun bu olduğunu görüyorlar.

Liberaller, ulusalcılar, Kemalistlerin paralel yapıyla şimdilerde oluşturduğu yeni ittifakın şifresi aslında Erdoğan düşmanlığında düğümleniyor. Malum, vesayetçiler AK Parti iktidara geldiği günden bu yana bütün demokratikleşme adımlarına, vesayet sistemiyle mücadeleye şiddetle karşı çıktılar.

Yeni bir anayasayla, başkanlık sistemiyle Erdoğan’ın liderliği ülkeye çağ atlatacak, Türkiye’nin bileğini kimse bükemeyecektir. Bunu gören ve bilen dış şer güçler tekrar devreye girip Erdoğan’ı hedef tahtasına oturttular. Türkiye’nin büyümesi, kendine yetmesi İslam âleminde ve bölgede yeni baharların habercisidir.

Silahlar susacak, çözüm süreci başarıya ulaşacak diye kuduran, çıldıran, aman barış gelmesin diye panikleyen ve ülkeye verebilecekleri hiçbir şey olmayan bütün muhalif çevrelerin ellerinde kalan tek sermaye Tayyip Erdoğan düşmanlığıdır.

Bu milletin derdiyle dertlenmeyenden bu ülkeye de bu millete de hayır gelmez.

Erdoğan, büyük hayalleri ve büyük hedefleri olan ve bu hedeflere doğru koşan bir lider olduğu için, yaşadığı dönemin ruhunu kavrayabildiği, mevcut paradigma harici düşünceleri olduğu ve eski kalıpları değiştirmeye cesaret edebildiği için tarih yazıyor. O yüzden de vazgeçilmiyor.

İç ve dış şer güçlerinin vazgeçtiklerine bizim sahip çıkmamız ülkemize, milletimize, ümmetimize sahip çıkmakla eşdeğerdir. Yarınlar elbet bizim elbet bizimdir…



YENİ AKİT / Burak Karen




Kim neyi niçin savunur .


İslam, her alan ve her konuda ilkeleri ve beyanları kendine özgü olan müstesna bir sistemdir. Müslümanlar bu şuuru hiçbir zaman kaybetmemeliydiler, ama kaybettiler.

Hayat boşluğu kabul etmediği için, İslam toplumu batının atık maddelerini yüksek değerler olarak algıladılar, aldılar ve ilâhî değerlerden boşalan hayat iklimlerine yerleştirdiler.


11.06.2015

7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİN SONUÇLARI , AMAÇLARI . Seçimlerden ÖNCE gayrümenkul alıcıları KAR ETTİ Seçimlerden SONRA gayrümenkul alıcıları ZARAR ETTİ HALKIN AKP ye sitemi faturası yine bizzati millete çıktı.











ALLAHTAN HALKIN ÇOK AZI
PALAVRACILARA İNANDI




MUSTAFA KEMALİN ASKERLERİ

BEBEKTEN , 
ETİLERDEN ,
NİŞANTAŞI ,
ACARKENT ,  VB

NEDEN HDP yi bu bölgelerden 
birinci parti yaparlar .




Durum, çok daha ciddi ve tehlikeli.

Kürt kardeşlerim adına üzülerek söylüyorum ki,

karşımızda ruhunu kime sattığını tam olarak 

kestiremediğimiz, 

barışla alakası olmayan, tehlikeli bir tipoloji var.

Dağdaki çobanla benim oyum bir mi" diyenler, 

dağdaki teröristlere oy verdiler.. Yüzyılın şarlatanlığı...

NEYMİŞ EFENDİM :  Bıji Serok Apo!
Gösteri İçin ,de Neden Mustafa Kemali katıyorlar anlamış değilim.
Acaba Apo ile M.Kemali aynımı görüyorlar. Ne dersiniz ?




Bunu görmek anlamak için körmü sağırmıyız.

17 Mart 2015’teki HDP Grup toplantısında bu halkın iradesini bir kez daha hiçe sayan provokatif küstahlığın sahibi, 7 Ekim’de onca polisimizin ve 40 Kürt vatandaşımızın canını kaybetmesine, 1000’lercesinin yaralanmasına neden olan Kobani Olayları’nın talimatını veren Selahattin Demirtaş…

Türkiye Kobani’de İnsanlık Düşmanı IŞİD’e karşı devam eden direnişe her tür yardımı ederken, neredeyse “Türkiye PKK’ya silah versin!” diyecek kadar irtifa kaybeden ve kamusal sorumluluğunu değil, ABD’de verdiği sözleri hatırlayan Selahattin Demirtaş…

Derin ABD’nin ve “Güneydeki sevgili ülke” koduyla geçilen İsrail’in, Erdoğan’ın başkanlığına ve Türkiye’nin barışına karşı, bütün hayallerini o bebek yüzünün arkasında sakladığı profesyonel provokatörlüğüne bağladığı Selahattin Demirtaş…

Kürt kardeşlerim adına üzülerek söylüyorum ki, karşımızda ruhunu kime sattığını tam olarak kestiremediğimiz, barışla alakası olmayan, tehlikeli bir tipoloji var.


Bunu görmek için, bizzat Demirtaş’a kulak vermek ve geniş açıdan bakmak yeter.

Demek neymiş…
Kürt Halkı’nı değil,
ABD ve İsrail’i arkasına ayan HDP
ve Selahattin Demirtaş, 


Türkiye, 100 yıldır fizikî olarak bağımsız. 
Ekonomik, kültürel ve stratejik olarak bağımsız değil. 
Yaşanan kavga, TAM bağımsızlık savaşı!

EY HALKIN SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANI'NA HAKARET EDEN ;
SAHTE MİLLİYETÇİ , ULUSALCI , VE MUHALEFETİN JÖN TÜRKLERİ
NE OLDUĞU BELİRSİZ KIRİPTO KÜRTLER
SÖZDE MÜSLÜMAN GÖRÜNÜMLÜ  EY MUNAFIKLAR


Ve Yine bir gün Bu vatanda Vatanına , Milletine , Kitabına Sadık Kullarının hışmına uğrayacaksınız . Bu yurtdan çıkarılma süreciniz Vallahide başlayacak , Billahide başlayacak İnşallah.


Ve yine Bunu kendiniz başlatacaksınız .

On yıllardır Türk Milleti'nin değil de Emperyalizm'in tercihlerine boyun eğmeyi gelenek edinmiş şarlatanlar, aynı geleneği bugün de millete ve Erdoğan'a da tatbik edeceklerini zannedince tek tek komik ve soytarı durumuna düşürülüyorsunuz .

BU MİLLET CUMHUR BAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE
HALK KENDİ CUMHURUNU % 52 İLE SEÇTİĞİNDE NE DEMİŞTİ ?


MİLLET kendini yoka sayanları daima yoka saymıştır! Ve bu kez sadece kuklaları değil, kuklacıyı da vurmuştur!
Peki Millet, Hükümete, CHP’ye, MHP’ye, Saadet’e ve Fethullah Gülen’e ne dedi?

ERDOĞAN’A: “Oy Vermek Benim İşim, İnlerine Girmek Senin İşin!”

CHP’YE: “Sen Müebbet Muhalefetsin! Gözüme Gözükme!”

MHP’YE: Gerçekten Milliyetçiysen Köstek Değil Destek Olacağın Adam Erdoğan’dır!

BOP ve SAADET PARTİSİ’NE: “BOP MOP Masalları’nı Bırakın! AK Partili Kardeşlerinizle Sarılın!”


MUHTEREMSİZE : Peygamber’in Türkiye’yi Sana Verdiği Yalan! Sen bir yalancısın .

Çünkü Bu Halk  Türkiye’yi Erdoğan’a Verdi .!


SONUÇ : Türkiye'deki en meşru Adam %52 ile Erdoğan 'dır. Nokta.

 NEYMİŞ EFENDİM : İşte Bunun Adı MİLLİ İRADE TOKADI İMİŞ

Hocaefendinin Gülücüğü İçin Malımı Veririm diyen Zillete Karşı, Türkiye’nin Geleceği İçin Canımızı Veririz Diyen Millete Selam Olsun!


ERDOĞAN ONLARA NE YAPTI DA, SEVİNİYORLAR?

Elin gavuru ; Herşeyin farkında, Halen Meseleyi anlamayan kaldı mı?

Seçim sonucu Amerika, İngiltere, Almanya ve İsrail’de büyük sevince neden oldu. Peki bu ülkeler, “Erdoğan başkan olamayacak” diye neden seviniyorlar?

Erdoğan  liderliğindeki Türkiye, sürekli gelişiyor da ondan.

Erdoğan liderliğindeki Türkiye, Batı’ya bağımlılığını kopardı da odan.

IMF’ye borcu bitirdi de ondan.

Faiz lobisine akan musluğu kesti de ondan.

Bağımsız ve gelişen bir Türkiye var da ondan.

Peki Türkiye nasıl bağımsız ve gelişen bir ülke oldu?

1- Türkiye, 2009’da İsrail’e “one minute” çıkışıyla başlayan süreçte haddini bildirdi.

2-Bir yıl sonra Hakan Fidan MİT müsteşarlığına atandı. İsrail’in en çok rahatsız olduğu isimdi. İsrail “one minute”ı unuturdu, sineye çekerdi ama Fidan’a tahammül edemezdi.

Nitekim öyle oldu, paralelcilerin taşeronluğunda 7 Şubat 2012’de Fidan’a operasyon düzenlendi. Erdoğan o tekere çomak sokunca bu kez tehditlerle Fidan’a linç kampanyası başlatıldı.

Peki neden rahatsızlardı?

Çünkü MİT, İsrail’in arka bahçesi gibiydi. 1958’de başlayan bir ortaklık vardı. 90’lara gelindiğinde İsrail istihbaratına verilen imtiyazlar katlandı.

İsrailliler, faili meçhullerle ünlü 90’lardan “MİT ile Mossad ilişkisinin en şöhretli dönemi” diye bahsederler.

Çünkü o tarihten itibaren Mossad ajanlarına Türkiye’de istedikleri gibi cirit atma imkanları tanındı.

90’lardan itibaren Mossad ajanlarının Türkiye’ye giriş-çıkışlarında pasaport kontrolü yapılmıyor, güvenlik prosedürleri uygulanmıyordu.

Ayrıca Türkiye topraklarından giriş-çıkışta istedikleri gibi casusluk faaliyetlerinde bulunabiliyorlar, casusluk ekipmanlarını hiçbir engelle karşılaşmadan yanlarında taşıyabiliyorlardı.

İşte Mossad’a tanınan bu sınırsız muafiyet ve özgürlükler Erdoğan tarafından kesildi.

3-Sadece MİT meselesi değil Erdoğan’ın icraatları da canlarını sıktı. İsrail’in Doğu Akdeniz’de gasp ettiği doğal gazı Türkiye üzerinden transfer etme projesi vardı. Türkiye ona “hayır” dedi üstüne üstlük Akdeniz’deki doğal gazda KKTC’nin hakkını da savundu.

4-Türkiye’ye kapısı kapanan İsrail, Mısır’daki darbeyle kendisine başka bir güzergah açma planına gitti. Mısır’daki darbeye karşı direnen tek isim yine Erdoğan oldu.

5-Erdoğan, Azerbaycan’la TANAP projesini başlattı, doğalgaz transferinde Türkiye için dönüm noktası bir anlaşmaydı bu.

6-Erdoğan, Kuzey Irak’la petrol anlaşmasını yapıp, o projeyi de hayata geçirdi. Hem de başta Amerika olmak üzere tüm Batı sermayesinin “hayır olamaz” diye haykırmasına rağmen.

Zaten 2013 Haziran’ında Gezi olayları, 17 Aralık süreci, darbe girişimleri, Kobani meselesi, her türlü yalan-iftira kampanyalarının bu son 2 seneye sıkıştırılmasının nedeni de bunlardı.

İşte Ak Parti’nin yüzde 41 oy almasına rağmen tek başına iktidar olamaması, başkanlık sisteminin ertelenmesi bu nedenlerden dolayı Amerikalıları, İngilizleri, Almanları, İsraillileri sevince boğdu.

Türkiye’de de sevinip, bayram edenler var.

Sizin sevindiğinize Amerikalı, İsrailli, İngiliz ve Alman da seviniyorsa, bu işte bir gariplik yok mu?

Yazar / Taha Dağlı


SON ÇARELERİ AK PARTİ'Yİ İÇERİDEN ÇÖKERTİP ERDOĞAN 'IN ELİNİ KOLUNU BAĞLAMAK.    ÇÜNKÜ AĞABABALARI ÖYLE İSTİYOR.         ARTIK İHANET PAZARI KURMAYA ÇALIŞIYORLAR .ASLINDA  ERDOĞAN DİYİP  TÜRKÜYEYİ VE İSLAMI HEDEF ALIYORLAR

- Erdoğan Pazar günü istediğini alırsa durdurulamaz olacak' diyorlar.

Erdoğan diyerek benim şahsımı kastetmiyorlar.

 Asıl durdurulamaz dedikleri Türkiye. Bir de Alman gazetesi var.

İstanbul'daki 3.Havalimanını'n temelini attık ya bunlar kudurdu.

Maliyeti 12 milyar avro.

Yılda 150 milyon yolcu gidip gelecek.

25 yıllığına onlara kiraladık. Fakat 25 yılda ne kadar kira ödeyecekler biliyor musunuz?

22 milyar avro.

İş bilenin, kılıç kuşananın.

 

LA REPUBBLİCA GAZETESİ HABERİ BAŞ SAYFADAN İKİ YORUM YAZISIYLA VERDİ.
SELAHADDİN EYYÜBİ DURDURULDU


Adriano Sofri imzasıyla yayınlanan yorumda "Yeni bin yılın Selahaddin Eyyübi'si son metroda durduruldu" başlığı kullanıldı.

Erdoğan ın bir mitinginde Kudüs'e İslam bayrağı dikmekten söz ederek Selahaddin Eyyübi'nin adını andığı hatırlatıldı.

Roma Selahaddin Eyyubi benzetmesi Yapıyorken ,

Pestilvanyadaki Zart Firavun benzetmesi yapıyor
Hangisi Daha Şuurlu

SONUÇ : “Müslümanlar birbirleriyle savaştıkça ağıtlar
Kürtçe, Türkçe ve Arapça, Lazca .....
Zafer çığlıkları ise İngilizce ve İbranice olacaktır”


7.06.2015

Oynatıkları içimizdeki maşalar ile ; Oynan oyunlara bak...Müthiş tezgâh!.. SEÇİM NEDİR : Bir seçimden mi ibarettir SEÇİM ? Sıradan bir hesaplaşma mıdır mesela? Nedir sahiden SEÇİM ? Ülkeler arası ilişkiler, ev sahibi ile kiracının durumu gibidir.










Türkiye Ama yine de karşımızdaki İTTİFAKI görmemek olmaz! 
Erdoğan'ı budamak ve yalnızlaştırmak ilk hedefleri! 
Asıl saldırıyı bu noktadan sonra yapmayı düşünüyorlar!
 İngiliz Kraliyet ailesiyle kurdukları sistemin
 Erdoğan tarafından çökertilmesine ciddi itirazları var!

'İSLÂM'A KARŞI İSLÂM' SAVAŞI: MEZHEBÎ VE MEŞREBÎ ÇATIŞMA STRATEJİSİ
HER ŞEYİ 'KENDİ ÇIKARLARI' İÇİN KULLANMA ÇİRKİNLİĞİ!
OPERASYON BAŞARILI OLURSA, TÜRKİYE, PARÇALANIR VE LEŞ KARGALARINA YEM OLUR!


Guardian'in haberi şu sözlerle bitiyor:

"Eğer (Erdoğan) Pazar günü istediğini alırsa, durdurulamaz olacak.

Eğer engellenirse kin dolu gazabı tehlikeli bir şekilde serbest olmuş olacak."


ÜST AKIL : Erdoğan'ın daha fazla güç elde etmesi "feci olur"

Yazı Erdoğan'ın "daha fazla güç - ve bu gücü kullanırken

onu kontrol edebilecek olan sadece birkaç tane kalmış kontrol (mekanizmasını)

ezip geçebileceği araçları elde etmesi feci olur" ifadeleriyle son buluyor .


Ekonomiyi sabote ettirdiler”.
Türkiye’yi gezi olaylarından bu yana en az 150 milyar dolarlık bir kayba uğrattılar,
Sadece “şok faiz” oyunuyla, tek seferde 20 milyar dolarlık ek maliyet yüklettiler!.
Evet öyle.

Onlara göre ,  Muhalefete göre 
İngiltere , Almanya ve bunlar gibilere göre ,


Türkiye’nin problemi Erdoğan’dır, Neden ?
Hep Erdoğan problemi ,
Erdoğan, giderek daha despotik ve erişilmez oldu .
Erdoğan sıkıntısı gitgide büyüyor.
Erdoğan’dan nasıl kurtuluruz ?
Neden Hep Erdoğan 

İNGİLTERE'DE BÜYÜK PANİK




Londra'da büyük korku ve panik dalgası vardı. İngiltere dün ayağa kalktı.


Daha doğrusu İngiliz basını, Büyük Britanya İmparatorluğu topraklarında yaşayan milyonları ayağa kaldırdı.


Gazetelerin hemen tamamında aynı haber gündemdeydi.
Kraliçe'nin resmi yayın organı BBC, Economist, Guardian, Financial Times ne varsa hepsi aynı konuyu aynı günde sayfalarına taşıyınca İngiliz kamuoyu bir anda 7 Haziran seçimlerine kilitlendi. Evet yanlış duymadınız, durum aynen böyle.

Türkiye'den binlerce km uzaktaki ülke , Türkiye'de Pazar günü yapılacak seçimleri konuşuyor, yazıyor, çiziyor, ağlıyor, sızlıyor, zırlıyor ve kafayı yemek üzere olup neredeyse tırlatıyor.

Financial Times dün bir İngiliz gazetesi olarak İngiliz vatandaşlarına sesleniyor; "Erdoğan anayasayı başkanlık sistemine taşıyacak oyu alırsa bu TÜRKİYE İÇİN KÖTÜ OLUR" diye yazıyor. Hatta daha da ileri gidiyor "FECİ OLUR" diye çığlık atıyor.

Allah Allah... Baronların gazetesi neden böyle Türkiye'nin iyiliğini, geleceğini, Başkanlık sistemini düşünür hale geldi acaba? Bu ne Ankara sevdası, bu ne aşk böyle? Economist, Financial Times'ın bu karalar bağlayan haberi üzerine kahrolan İngiliz halkının yüreğine su serpiyor.

 "Merak etmeyin, Erdoğan eskisi gibi iyi sonuç alamayacak" diye yazarak İngiltere ve müstemlekelerinde başgösteren korku ve paniğin şizofrene dönüşmesine engel oluyor. 

"Demirtaş çok seviliyor." diye yazarak HDP'nin oylarının İngiltere'nin ruh sağlığı konusunda anahtar rol oynayacağına dikkat çekiyor. Guardian ise aynı gün İngiliz halkına şöyle sesleniyor; "Eğer Erdoğan Pazar günü istediğini alırsa, durdurulamaz olacak. Eğer engellenirse kin dolu gazabı tehlikeli bir şekilde serbest olmuş olacak." Eyvah!!!

Bu satırlar Financial Times'ın yüreklere su serpen verdiği huzuru yeniden bozdu.

Ne yaptın şimdi Guardian? İngiliz halkı bu açıklamayla yıkıldı ve tekrar depresyona girdi.

Britanya İmparatorluğu halklarının ruh sağlığı ile bu kadar oynanır mı? Financial Times da bir korku pompalıyor İngiliz halkına; "Türkiye'de HDP'nin barajı aşmaması için seçim sonuçlarıyla oynanacağına dair büyük endişe var"


 Oynatıkları içimizdeki  maşalar ile ; Oynan oyunlara bak...Müthiş tezgâh!..

Şunu kendinize sorun lütfen 
Nedir Bu Erdoğan Düşmanlığı ?
Bu  , yalancıların ,
Yağnışı doğru , Doğruyu yağnış gösterenlerin ,
Siyonistlere hizmet edenlerin ,
 Deccaliyet komitelerine 
Karanlık Tarafa hizmet ettiklerini bile bile destekliyorlar .
Neden ? Neden ? 
“Bunlar var ya bunlar…
Şeytanla bile işbirliği yaparlar!”
Jönkürt, Jöntürk, her türlü legal, illegal yapı…
“Müslümanlar birbirleriyle savaştıkça ağıtlar Kürtçe, Türkçe ve Arapça, zafer çığlıkları ise İngilizce ve İbranice olacaktır”


BU KİRLİ İTTİFAK ERDOĞAN’A DEĞİL İSLAM’A KARŞI YAPILMAKTADIR :

Cemaat, CHP, HDP, Amerika, Avrupa, Esed, İran, Sisi, Suudi Arabistan, 
Neoconlar, İsrail, Papalık, Çandargiller... 

Bunca farklı kesimin sadece tek bir kişiye karşı birleşebilmesi 
ve asıl hedefin o kişi değil, onun şahsında İslam dünyasıdır .


Bunların hepsinin Değeri , Siyaseti Desteği İngilizlerdendir .
Rus ve Osmanlı devletini bitirenler Erdoğan karşısında sonuç alamadı!

Bunu değiştirmek için oyuncu değişikliğine gidecekler!
Bunun işaretleri ortada zaten!
BÖLMEK için yola çıktılar!
Her yolu deneyecekler!

En iyi bildikleri silahla nişan alacaklar! "BAŞKANLIK gelmesin" diye gelecekler!

Türkiye "küçük kalsın" diye saldıracaklar!

Seçimlerden “koalisyon hesaplarını” 
alt üst eden bir netice çıkacak.
Paniğe gerek yok özetle
TARİHİ SEYİR DEĞİŞECEK

İngiltereninde Dediği Gibi : 

Erdoğan'ın daha fazla güç elde etmesi 
"Onlar için çok feci olacak ''
Bu Erdoğanlar yakın da  daha da çok olacak .

Çünkü HEPİMİZ artık ERDOĞANIZ  ........


Ondan hem korkacaklar Hem de bir şeyler umacaklar Kalben ondan nefret edecekler Buna rağmen hükmünü kabul edecekler ...

Beklenen O Kişiye Allah Öyle güç verecekki 

O AĞACI KÖKÜNDEN SÖKECEK Beyaz Evin Köklerini

VE BU KUTSAL görev için AK SAÇLILARDAN sıraya girenler var .

HZ Aliden : Cihad, cennetin bir kapısıdır. Kim bu kapıdan yüz çevirirse, Allah Teâlâ ona aşağılanma ve rezil olma gömleğini giydirir. Hüsran ve zillet artık onun sıfatı olur.”

BİZ RECEP TAYİP ERDOĞANI NEDEN SEVİYORUZ : 
Biz, Bu Adamı Seviyoruz - Allah için , Türkiye için , Millet için Mücadele ruhu”nu seviyoruz

 - Gecesini-gündüzüne katarak, yaptığı bu çalışmalar, bu memleket ve bu ülke için 'dir.








Allah , Kur’an’ı düstur/anayasa, Rasulullah’ı önder, cihadı yol, şehadeti en yüce emel edineni seçecektir.
İnşallah